13/9/2009 - Yeni Eğitim Öğretim Yılının Şeysine
Odayı bok götürüyo. Tabi daha yerleşmeden öyle fink fink gezmelere gidersem olacağı bu. Uzun yoldan geldim. Lego parçaları gibi birleştirilmeyi bekleyen sebzelik’imsi şey hala çöp poşetinde, kitaplarım keza yerde belden aşrı dizilmiş. Mutfak eşyaları mini buzdolabı üzerinde kutuda hala. Kıyafetlerim koltukta yığılı, çalışma masasında çalışılabilecek hiçbir şey olmamasına rağmen tıka basa dolu… “Yumurtanın sarısı, yere düştü yarısı Sarısında fayda yok, kaç gel gece yarısı…” Makyaj çantasının ağzı açık kalmış; devrilince ağlayacaktım az kalsın. Bi tek Fenerbahçe formamı düzgünce astım, yanına da atkımı..Ooohh yaşanabilir bi yer oldu şimdi burası. Geri döndüğümde toplu olmasını bekliyordum odanın, ne alakaysa. Sanki imam gelip toplayacak. Nigar da gelmiş, al beni vur ona. Geçen yıl bu kadar çok eşyamız yoktu sanki. Bana nazaran o daha tertiplice yerleşmiş... “Arpa buğday çeç olur, yavrum güzeller güleç olur Meyil verme güzele, yavrum ayrılması güç olur…” Yine de derli toplu değil, hanım burayı öylece koyup kedi beslemeye gitti. Ulan bizim beslenecek çöpümüz yok şurada, yurdun önündeki kediler için bi servet harcıyo kız. Sonra da kendi aç kalıyo.  Yiyecek BİM kekinden başka (Meyveli CASEY ) hiçbir şey yok. Tek seferde ağzıma atabilir miyim ki diye denedim de boğuluyordum. Kendimden tiksindim; “İnsan gibi yesene şunu, ergen oğlanlar gibi şımarmanın ne alemi var.” Diye. Param da olmasa neyse; diyeceğim fakirlik suç mu, günah mı, Afrika’da bunu bulamayanlar da var diye ama tamamen tembellikten gitmiyorum alışverişe. Bari oruç tutaymıştım, hiç değilse sevabıma aç kalıyorum derdim. Gerçi bi dakika, şu an saat 21.00 olduğuna göre ben İspanya’ya göre falan iftar yapmış olurdum herhalde.  “Esvap serdim sicime, uyma elin picine Yar üstüme yar sevdi, o gidiyo gücüme…” Oysa annem giderken birkaç milyon kere “Alışverişe çık. Sebze al muhakkak, yoğurt al, abur cubur yeme onun yerine meyve al, atıştırmalarında falan bi elma bi şeftali yesen daha iyi, fesfuta gittiğini duymayayım, süt al, kendine yemek yap, aç kalma.” Diye tembihlemişti. Başıma ne geliyorsa tembellikten.  “Al entarim asılsın, kara gözlüm nasılsın İkimizin sevdası, gazeteye basılsın…” Nietzsche okuyayım biraz dedim, aman o da zerdüştün teki, bi şeyler buyurup durur. Sonra Sokrates’i denedim, onu da savamadım bi türlü. (Böylelikle niye PHIL103’ten kaldığım belli oldu anasını satim. Ne pis bi şeymişim ben böyle… ) “Ay Dilber, Can Dilber, Çal Dilber, Teller Oynasın…” Yazının asıl ana fikri herkeslerden evvel, geçen Perşembe benim okulumun başlamış olması. Üzerimdeki huysuzluk açılımının birinci dalgası bununla ilişkili. Öyle ki bu gün kendi kendime “Niye hayat böyle ya şu şöyledir, bu böyledir.” Diye mızırdanırken önümde mıy mıy yürüyen kıza “Yürü gız sen de.” Dedim ve hemen kafamı çevirdim. İnşallah duymamıştır. Çok güldüm sonra kendime. “Kayseri mektebinde oldum jandarma, nazlı yarim el sözüne aldanma Benden başka yar se’versen gönenme…” Bu arada italik yazan türkü sözleri konuyla alakasız olup tamamen o sırada çalma listemde olan türkülerden alıntılar. Yoksa üstüme yar sevecek yar anasından doğmadı henüz ve saire… “Çift jandarma geliyor da kaymakam konağından Fiske vursam kan damlar mı kırmızı yanağından…” Aslında bu yazıyı güzel bi yerlere bağlayacaktım ama güzel bi yerlerime kıvrılmak üzre yollandı şimdi iki chapter Var’ol’asıca hocam tarafından mailime. İncelemeden gelmeyin yazmış bi de, tencere tava herkes ayrı hava… Bu yazı da başka bahara kalsın der, içli içli ders çalışmaya giderim Ziyaretçi. (Nereye gideceksem) Hadi Allah zihin açıklığı versin. Görüşürüz yine. Öperim ki. En çok da seni özledim ben içlerinden! :)
NOT: BİM'e sesleniyorum buradan; lütfen o ıslak mendilleriniz bebek götü gibi kokutmasın ellerimi!
Ailenizin Hiç Aslı Olmayan En İyi Aslısı ASLI Han Pekaşırıfeciçokdeliçalışırken
(Çalışmaya gitmemek için ne yazacağımı nasıl uzatacağımı şaşırdım. Bari doğru düzgün yazımı yazaydım.)
O değil de maç n'oldu? Fener'in maçı vardı bugün Bursasporla sanki? Du bi bakayım ondan sonra başlarım çalışmaya. Ohey şimdilik 1-0 öndeymişiz. İyi iyi maşallah :)
O da değil de M. United Beşiktaş'ı n'apacak acaba. :))) Ahaha yazık lan. Cincon da yenince üzüldüm Allah canımı alsın. Cinconla Fenerbahçe kötü oynadığından meydan bunlara kaldıydı geçen yıl. Tesadüfen şampiyon oldular diye bi havalar bi şeyler. Anaa.. Beşiktaş ne Allaşkına? Hadi yine cincon ne fena bi şey de, peşiktaşa n'oluyo? :)))
Amaan bu polemik de bitti. N'apsam ki. En iyisi artık ders çalışmak tamam. Hadi bi daha öpüyorum canım. Ciao!
ASLIKİ
|