13/12/2008 - Sevgili Geçen Yazlık
Geçirdiğim en sessiz sakin yazlardan birini bakıp bakıp hatırlamak için bi de spesifik bir Ziyaretçi'nin isteğiyle geliyor bu sefer Sevgili Geçen Yaz'lık.. Güz'ün görüşürüz Ziyaretçi..
Haziran: -Gergin bir aydı…Kalmayan devamsızlık hakkım yüzünden ilk 24 günü boyunca bi tarafım tutuşarak, yer yer koşarak gittim okula..Bir de sınav ayı ne de olsa.. ÖSS, COPE, OKS gerginliği.. -Herkeslerin okulu kapandı benim okul bitmek bilmedi.. Millet bi tarafını güneşe karşı yayarken, ben sabahın köründe İbo’ya “Sakın beni yok yazdırma, Aslı’nın atını çalmışlar emniyetteymiş, ifade veriyor, iki dakika gecikecek deyip şaşırt, kitle hocayı. Birazdan oradayım.” Mesajları yollamakla meşguldüm. Bi gün babanem vefat etti diye yemin bile ettim. Yaklaşık 14 yıl önce kaybettiğimizi söylemeyi unutmuş olabilirim ama çaresizlik insana neler yaptırıyor Ziyaretçi.Hepimizin başı sağ olsun.. -Haziranın ikinci haftası annem bana karşı büyük bi güven göstergesi şeyederek; Ürgüp’e gitti. İki hafta da orda kaldı!.. Halbuki “Bizim kız sınıfta kaldı mı kalacak mı, ya yok yazıldıysa, ya uyanamadıysa..” diye telaş yapması gerekiyordu. Her sabah 7’de aramasının dışında “Erken yat.” Diye mesaj bile çekmeyerek beni şoktan şoka sürükledi. :) -Bi sürü film alıp teyzemlere gittim, annem yokken epey kaldım onlarda, Hilal’in OKS günü maceralarına eşlik edip dönecektim güya. Konuşma sınavıma Menekşeyle birlikte gidelim dedik. Sınavım 14:40taydı. 14 servisiyle gitsek 15-20 dakikada orada oluruz, 10 dakika Menekşeyle Doğuda oyalanırız sonra sınava girerim diye planlamıştım. Fakat Tunusta kaza olmuş, 14:20 oldu hala Akün Sahnesinin karşı yolunda servis milim milim gidiyo. Hayır 10 puan gözümde değil zaten 80 toplamıştım ama sınava giremezsem 5 saat yok yazılmış sayılcam, kalcam :) Menekşeyle o trafikte o koca koca taşların üstünden atlayıp ağacımsı bitkilerin arasından (hep derdim buradan bi insan nası karşıya geçebilir acaba diye) trafiğin en işlek yerinde yola atladık :) Önüne atladığımız taksi şoförüne “15 dakika içinde bilkente gidemezsek kaldım ben abi nolur.” Diye ağlamaklı ifade ettim kendimi. Adam da sağ olsun uçtu! Yetiştirdi beni. Menekşeye parayı atıp, kızı taksiciyle arabada bırakıp koşarak gittim N binasına:) Sınavda büyük şehirde yaşamanın dezavantajlarını tartışın demesin mi hanım abla :) Nası dolduysam, bülbül gibi şakıdım. Tam not vermişler. COPE’a 90la giriyorum demekti bu.. Süperim di mi Ziyaretçi..Ama az kalsın kalacaktım devamsızlıktan.Ya zaten bi işim de normal olsa şaşırcam.. Niye bu kadar sorumsuzum acaba ben.. O gün Menekşeyle pasta alıp kutladık bunu teyzemlerle :) -COPE günü 2saat evvel gittim.. Başka bi heyecanı kalbim kaldıramazdı çünkü. Sınavın ilk oturumunda “Geçersem sınırdan geçtim, kalırsam sınırdan kaldım.” Gibi hissettim. :) Öğle yemeğinde, bizimkiler ağıt figan.. Herkesin bi “Yazın görüşürüz..Yaz okulu iyidir ya..” muhabbeti..İkinci oturumda sınıfın yarısı boştu..70dakikada 2 essay nası yazcam ben telaşıyla nası gaza geldiysem 10dakika da sürem arttı. Tekrar okudum yazdıklarımı, bi bka benzetemedim af edersin Ziyaretçi. :) -Tam tahmin ettiğim gibi ‘öcüüü Ceee’yle geçtim COPE’u. Sınırdan yani ve hazırlık bitti, Haziran bitti. Vatana millete hayırlı olsundu Ziyaretçi.. Temmuz: -Canım aplam geldi Viyanalardan, ananemler geldi Ürgüplerden Münevver Abla'nın düğünü için.. Çok özleşmişiz. Hasret giderdik ama düğünden sonra hemen döndüler.  Menekşe, ben ve Hilal.. Münevver Abla'nın kına gecesinde..
-Sonunda kuzenim Müno aplayı da evlendirdik Ziyaretçi. Nasıl bi düğün sezonu atlattık bilsen. Çok güzel bi düğün oldu onlarınki de. Umarım çok mutlu olurlar bir ömür boyu.. Benim için pek keyifli bi düğün değildi gerçi bu sonuncusu. Melko’ ya güya “Onun yeri tımarhane.” demişmişim, yersen.. O da küsmüş bana. Sanki arkadaşlığımızın belgesi facebookmuş gibi oralardan falan silmiş:)).. Ben de böyle gerzek bi iftirayla küsmesinden dolayı küstüm. :) Yokmuşuz gibi davrandık birbirimize, hem de yıllardır muhabbetini yaptığımız düğünde. Garip ve alakasız bi şekilde sanki düğüne değil de bi yere içmeye gitmişiz gibi geçti benim için. Küçüklüğümden beri ikinci ablam bildiğim Müno aplanın düğününün böyle geçeceği hiç aklıma gelmezdi. Mutlulukları daim olsun..
 Düğünde dayımla uzun hava söylerken.. :) Gerçi O'nun gözü kapalı çıkmış ama artık evli olduğu için bundan sonra yakışıklı fotoğraflarını koymicam buraya :) Böyle idare edin. :)
-Bu yıl içinde geçirdiği onca boyama, düğün şeysi vs şoklarından sonra saçlarım artık iyice kendinden geçmişti. Diplerden gelen saç rengim koyulaşmış, uçlarında abuk, boyası akmış, alakasız bi renk.. bi garip olmuştum, o yüzden kendime ait olmayan renkte olan her yeri kesmesini söyledim kuaföre. Kısacık kestirdim saçlarımı. Özlemişim öyle ensemde kavak yelleri esmesini. Sanırım uzunca bi süre rengiyle oynamam artık; hevesimi aldım. :).
-Gossip ekibiyle buluştuk. Liseden beri sadece yazları her ay bi kere buluştuğumuz ama aslında can ciğer olduğumuz grup. Esra (2 yıllık sıra arkadaşım), Beyza, Latife(1 yıllık sıra arkadaşım) bi de ben. Her zaman olduğu gibi buluşmadan önce hepsi bana ayar verir: “Bak Aslı, geç kalırsan hiç beklemicez valla çekip gitçez bu sefer!!..” Diye. Yine öyle oldu. Ama bu sefer ilk ben gittim. Nasıl olsa aslı geç kalır diye bi de utanmadan “Ben geldim nerdesin?” diye mesaj çekiyolar otobüsteyken, nasıl bi imaj bıraktıysam :) Her zaman olduğu gibi “Etraftaki en seksi kızın yanına yanaşın o benim.” Diye uyarı mesajlarıyla buluştuk. Allahım bu kadar mı değişmez bi muhabbet grubu. Sırasıyla; hepimizin bildiği ve güldüğü anılar, sonra taze dedikodular, sonra da sırayla kişisel raporlar ve tüm bunlara yorumlar, akıl vermeler… Güzin günlerime döndüm yanlarında.
 Esracım ve yeni kısa saçlı ben :)
 Beyzayla şımarma.. :))
-Birden bi havuz sevdası peydahlandı bende. Abaaoow hem de ne sevda. İki hafta gittim sanırım aklıma nere eserse. Sabahın köründe kalkmak icap ettiği için annemle birbirimize girdiysek de fazla sürmedi bu hevesim. Bi gün benim havuz keyfime emircanla kaan da katıldı. Çok pek eğlendik o gün. Havuzdan sonra utanmadan bi de salıncağa binip terliklerim ayağımdan fırlayana kadar sallandım. Hatta telefonum da uçtu cebimden düştü. Serap ablalarla yemeğe çıktık o akşam. Havuz başının en süper yerine oturduk; torpilin böylesi..
 Havuz sonrası kucağımda sızıp kalan Emircanla.. :)
Ağustos: -Annemin 40 kilo biber alıp kurutma girişimleri nedeniyle evimizde esen köy havası.. -Bi türlü telefon beğenemeyen babam 6300 aldı bana, niyeyse.. Halbuki memnundum ben telefonumdan.. -Bir süreliğine bizde kalmak zorunda olan gariban su kaplumbağalarına olan anaç tavırlarım... :) -Geleneği bozmadık, gossip grubu yine toplandık Ağustosta. Bu sefer geçen buluşmamızda aktarılmayan bi takım dedikodularla şok oldum, ağzım açık kaldı vs vs... Liseden tanıdığımız bikaç kişinin nişan haberleri, sözlüler falan anaoov şok üstüne şok yaşadım... Bi de bizim kızların daha önce hiç bilmediğim hayalleri olduğunu öğrendim. Mesela Esra da Beyza da (Biri diş hekimliği, diğeri öğretmenlik okuyo) son sınıfta nişanlanıp okul bitince evlenmek gerektiğinden bahsediyorlar. “Ne ara büyüdünüz de evlenme planları yapıyonuz allaşkına?!?..” diye atladım tabi. Sanırım açtım ağzımı yumdum gözümü; kendimi kaybetmişim bi an :) Okumuş ev hanımı mı olacanız,iş güç bulmadan evlenip, zengin kocaların yanında “Çocuumun anası diş hekimliği mezunu ama çalışmasına gerek yok.” desin diye mi okuyosunuz…. Artık nası laf saydıysam “Ya yarın evleniyoz demedik ya..” Diye kıvırdılar.
Hayır ben mi çok küçük görüyorum kendimi acaba? Gossip grubundan bi Latife ben gibi hala zottirik. “La mal mısınız 2-3 yıl sonra düğününüze mi gelcez yani? Benim harçlıkların tamamı anca yeter bi bilezik almaya artık aranızda paylaşırsınız. Üstelik ortada damat bile yok.” Diye dalga geçti bunlarla. Meğer damat adayı da varmış.. Pes..
 Latifeyle şımarma.. :)
 Gossip grubu.. Beyza, Esra, Latife, ben..
-Hilal Ankara Anadolu Lisesi'ni kazandı. En asilinden. :) -Sevgilimle ayrıldık, ve sonra tekrar barıştık. Ayrıldık ve tekrar barıştık. Ayrıldık ve tekrar.... - Ablam geldi yaşasın. Ağustos'un son haftası annem, ablam ve ben Ürgüp'e gittik ananemleri ziyarete. Haftasonu dayımla yengem (haha Sevcan Abla) de bize katıldılar. Gezdik, tozduk. Dönüşümüzde ablam Viyana'ya döndü.
 Ablamla aramızdaki 'seviyesiz espiri anlayışı'mızın Ürgüpten bi belgesi :))
 Aile saadeti.. Annem, Dayım ve Yengem ;) Arkamda ablamla papaz saçlı ben :)
 Ananemin ön bahçesi.. Sadece ıslatmakla kalmayıp beni sıçana çevirmesi.. -Küçük bey'imiz Kıbrıs'ı, Fındığım da Muğla'yı kazandı ve Ağustos, sakin geçen bir yazla bitti..
ASLI
|