Pasifiğin Hafızası Yoktur

2009-03-23 23:51:00

İçim sıkılıyor.Belki de sıkılmıyor, sadece uyduruyorum ilgi çekmek için Ziyaretçi.Öyle eskisi gibi nazım sadece kendime geçmiyor, başkaları da var bunları söyleyebildiğim; beni çeken, seven, önemseyen...Melihat Gülses'in Eylül Şarkıları Albümündeki Batı'yı dinliyorum üst üste kim bilir kaçıncı kez... Bundan hevesimi alınca Firar'ı dinleyeceğim.  En son ne zaman sarhoş olduğumu hatırlıyorum. Kesik kesik o geceden anları da hatırlıyorum. Sırtımı duvara dayayıp hararetli bi şekilde bi şeyler anlattığımı hatırlıyorum ama ne anlattığım gelmiyor aklıma.. Kahkahayla gülerken birden ağlamaya başladığımı hatırlıyorum.En yakın arkadaşımın bana sarıldığını hatırlıyorum; benimle birlikte ağlarken. Şunu fark ettim ki ben kontrolümü kaybetmediğim sürece ağlayamıyorum.En son ne zaman LAPA kar yağdığını hatırlıyorum. Otobüsteydim o sırada; bir işaret gibiydi sanki her şey... Tam hayal ettiğim gibiydi. Ağladım şükretmek için, şükretmek ve daha fazlasını dilemek için...En son ne zaman tepeleme dolu bi kahvaltı tabağı hazırlayıp hepsini bitirdiğimde şaşırıp kaldığımı hatırlıyorum. (Çünkü daha dündü. :) )En son ne zaman kendimi cennette hissettiğimi, kımıldayamayacak kadar mutlu olduğumu hatırlıyorum.En son ne zaman hiç beklemediğim biriyle karşılaştığımı hatırlıyorum. Spor salonundan çıkıp yurda doğru yürürkenki köşedeydi. Bunun bir tesadüf olmadığını da sonradan fark edecektim..En son ne zaman veda etmeden ayrıldım birinden hatırlamıyorum.O kadar çok sevdiklerimdi ki!Bir veda.Bir hoşça kal.Bir Allah'a emanet ol'suz.Yapamazdım belki de, hiç aklıma gelmezdi bir daha görüşmeyecek olmamız. Belki de "Kendine iyi bak." demek bile ilişkinin devam edeceği anlamına geliyordu ve hiç bir şey söylememekti asıl veda. Belki de ben... Devamı

Geçmiş Günlerden Bir Defter

2009-03-09 18:16:00

Dün yurttaki dolabımı toplarken küçük bir defter buldum. Yazı benim yazıma benziyor, karaktersiz ve uyduruk bir yazı. Fakat içindekileri hatırlamıyorum. Sanki bir başkasının yazdıklarını gizlice okuyormuşum gibi utanarak karıştırdım defteri. 2006-2007’ye ait minik bir defter bu. Bunlar da içinden seçtiğim birbirinden alakasız çoğunu neden yazdığımı hatırlamadığım yazılar dizisi... Yazı tiplerinin farklı olması "bunlar"ın başka sayfalarda yer aldığı belli olsun diye yapıldı. Bakar bakar hatırlarım artık..I wish i was a punk rocker.. Çok geç doğdum ben be blog..1988… Şöyle bi on- on beş yıl önce doğmalıydım. Belki daha fazla. İnsanların ve ülkemin ciddi sorunları varken doğmalıydım. Kavgam uğruna yaşamalı ve ölmeliydim. Ya Allah belamı versin: D I was born too late.. İnsanları süreçler pek çok değiştiriyor. Bilmem iyi mi kötü mü ?.. Değişiyor her şey. Dün ayıplanan, bu gün yapılmayınca eksik hissediliyor.  Keşke Osmanlı da yaşasaydık. Renkli çarşaflar giyip şemsiyeyle salınsaydık. Mendilimiz kağıttan olmasaydı. Daha romantik.. Daha küçük sorunlar olsaydı başımızda. Tek bakış bela açsaydı başımıza :) Ne bileyim; mesela havuz kenarında attığımız terlik, yakın arkadaşın manitasının suratına gelmeseydi :)Geçmişimiz özlenecek kadar güzel olmasaydı mesela? I was born too late... Keşke anaerkil bir toplum olsaydık . Mesela gecenin bir vakti erkekler sokağa çıkmaya korksaydı :)Ya da 10 saatte bir spermi biz üretseydik de onlar ayda 4yumurta üretebilip sadece bir tanesinin yaşayabildiğini bilselerdi :) Disco disco partizani..Parti parti partizanii.. Keşke 14 Şubat falan olunca “O neymiş öyle gavur icadı” deseydik toplumcak :) Ya da pek kıymetli sevgilimiz bu denli uzakta olmasaydı. Yanlış anlama Ziy... Devamı

Nice Yıllar Annem

2009-03-02 00:01:00

Sen iyi ki doğdunBen iyi ki yaşıyorumNe güzel şeySeni hala seviyorumSevgili Ziyaretçi;Senin de tahmin edebileceğin üzre Annem İyi Ki Doğdu bugün. Yeni yaşını tebrik edip, O'na uzun yıllar sağlıklı ve mutlu yaşamasını dilemek için bu yıl bi şiir yazamadım; fakat birkaç yıl önce Ramazan'da annemden para almak için yazdığım saçma satırları buldum geçenlerde. Cam bir kavanozun üzerine yapıştırılmış postitlerde yazılıydı.  Annemin ilham meleğim oluşunu ispat eden bu dizelerle bloomu şenlendirir, anneme daha nice güzel yıllar dilerim.Geldi mübarek Ramazan!Aslı'ya her mevsim hazan..Üç-beş kuruş at şuraya;Bol bol sevap kazan!!Dedin ha bugün ha yarın,Ramazan'ı yarıladın,Aslı bir garip öğrenciİnsafın yok mu be kadın! :)(Şiirdeki "be kadın" ı kafanızda canlandırabilmeniz için koydum bu fotoğrafı. "Doğum günü çocuğu" kavramına daha uygun olacağını düşündüm. Aneyyy nası datlı yirim ben onu yir.. :)))"TANRIM NE OLUR BÖYLE HER GÜNGÖKYÜZÜ MASMAVİHAVA SIMSICAK OLSUNBEŞPARMAK DAĞLARININ ÖTESİNDENGÜNEŞ EVİMİZE ANNEM GİBİ DOĞSUN..."Ki doğdu da..İyi ki doğdun anneciğim..  ASLI... Devamı

Sevgili Geçen Yazlık

2008-12-13 19:12:00

 Geçirdiğim en sessiz sakin yazlardan birini bakıp bakıp hatırlamak için bi de spesifik bir Ziyaretçi'nin isteğiyle geliyor bu sefer Sevgili Geçen Yaz'lık.. Güz'ün görüşürüz Ziyaretçi..Haziran: -Gergin bir aydı…Kalmayan devamsızlık hakkım yüzünden ilk 24 günü boyunca bi tarafım tutuşarak, yer yer koşarak gittim okula..Bir de sınav ayı ne de olsa.. ÖSS, COPE, OKS gerginliği..  -Herkeslerin okulu kapandı benim okul bitmek bilmedi.. Millet bi tarafını güneşe karşı yayarken, ben sabahın köründe İbo’ya “Sakın beni yok yazdırma, Aslı’nın atını çalmışlar emniyetteymiş, ifade veriyor, iki dakika gecikecek deyip şaşırt, kitle hocayı. Birazdan oradayım.” Mesajları yollamakla meşguldüm. Bi gün babanem vefat etti diye yemin bile ettim. Yaklaşık 14 yıl önce kaybettiğimizi söylemeyi unutmuş olabilirim ama çaresizlik insana neler yaptırıyor Ziyaretçi.Hepimizin başı sağ olsun.. -Haziranın ikinci haftası annem bana karşı büyük bi güven göstergesi şeyederek; Ürgüp’e gitti. İki hafta da orda kaldı!.. Halbuki “Bizim kız sınıfta kaldı mı kalacak mı, ya yok yazıldıysa, ya uyanamadıysa..” diye telaş yapması gerekiyordu. Her sabah 7’de aramasının dışında “Erken yat.” Diye mesaj bile çekmeyerek beni şoktan şoka sürükledi. :)  -Bi sürü film alıp teyzemlere gittim, annem yokken epey kaldım onlarda, Hilal’in OKS günü maceralarına eşlik edip dönecektim güya. Konuşma sınavıma Menekşeyle birlikte gidelim dedik. Sınavım 14:40taydı. 14 servisiyle gitsek 15-20 dakikada orada oluruz, 10 dakika Menekşeyle Doğuda oyalanırız sonra sınava girerim diye planlamıştım. Fakat Tunusta kaza olmuş, 14:20 oldu hala Akün Sahnesinin karşı yolunda servis milim milim gidiyo. Hayır 10 puan g&o... Devamı

KASIMDA AŞK BAŞKADIR

2008-11-25 17:34:00

Malum Kasım ayındayız. Tanıdığım her 5 kızdan 4'ünün, 5 erkekten 1bölü2'sinin "En Süper Aşk Filmi" kategorisinde bulunan "Sweet November"ı izleyeyim dedim. Keşke daha önce izleseymişim de bu kadar merak etmeme gerek kalmasaymış. Daha kötü bir aşk filmi izlediğimi hatırlamıyorum. Kötü, hatta kötünün kötüsü! Filmin ilk yarısından daha uzun bir zaman sıkıldım..Hatta iğrenç bile diyebilirim ama abartmak istemiyorum. Neden mi?Resmen "fiiiLm icaaabı"ydı film :).. Allaşkına bana bi erkeğin peşinden öyle koşacak bi kız gösterin üstelik bu kız kanserli olsun bi de. Aralarındaki de aşk falan değildi. O kadar ilgiyi yoldan geçen bi adam bana gösterse, bana ulaşmak için o kadar uğraşsa, iki hafta aynı evde kalsak, ben de aşık olurum heralde. Hatta herkes herkese aşık olur. Bu mu lan gerçek aşk?! (Anamm lanlı lunlu konuşmaya başladığıma göre gerisi fena.. Rica ediyorum okumayın. Sinirim boşalacak çünkü parantezi kapatınca.) Söyleyin bu mu? Valla "Evet bu." diyosanız aşk dediğimiz şey hoş bi hatunun bize ilgi göstermesini fark ettikten sonra peydahlanıyor demektir. Üstelik bu ilgi gösteren hatun dünyalar taş'ı kayası, Charlize Theron'sa tut da bağla...Valla adım gibi biliyordum ilgiyi gören Nelson'ın evlenme teklifi edeceğini. Heh heyy, adama demezler mi yavrum; "be hey ela gözlü dilber, hangi bağın gülüsün sen?" diye? Diyorum ya ben şurda yoldan geçen birine yapsam aynısını valla da billa da aşık olur bana bu filmden çıkarılacak sonuç bu. Sonuç demişken çıkardığımız tek ders bu da değil. Ek olarak şu söylenebilir: Hani hanım kız çok hasta, ölecek artık son günlerini çok mutlu, hayat dolu geçirmek istiyor, herkesler mutlu olsun istiyor ya; bu ne demektir, öleceğin kesinleşmeden hayatını is... Devamı

İyi Ki Doğdun Canımmm

2008-10-10 05:34:00

Sevgili Ziyaretçi; yazım bu seferlik sana değil. “Sevgili”m olup da “Ziyaretçi”m olmayan birine. Tabi en başta hitap ettiğim üzere sen de sevgilisin, saygılısın; bende yerin ayrı. Sadece yazıda geçecek soruları, sitemleri alınmayasın diye söylüyorum…  İlk görüşte aşk değildi kabul ediyorum,  ama bi yerde de ilk görüşte sayılır benim için. Aslında ta ne kadar zaman oldu sevgiliyiz, bi ayrı bi birleşik, bi dargın bi barışık..Meğer o zamana kadar aşık değilmişim O’na, meğer o zamana kadar görmemişim O’nu... Arkamı döndüm, aramızda iki adımlık mesafe vardı, göz göze geldik ve o an âşık oldum lan!?...   Ama haklıyım Allah canımı alsın. O nasıl bi yakışıklılıktır öyle, Allahın boş gününe denk gelmiş olmalı diye düşündüm. 10 Ekim’de doğan çocuk sayısını kontrol ettim.  Hakikaten o gün doğan çocuk sayısındaki düşüşü görünce haklı olduğumu anladım: Özenmiş de yaratmış Allah. Onu gördüğüm bir saniyeden daha az sürede aklımdan geçenler şaka gibiydi sanki… Hani bi şeyin sahibi iki dakikalığına size emanet eder de, gidince geçici olarak sahibi siz olursunuz ya; sanki öyleymiş gibi. Sanki biri çıkıp gelecek de O’na “Aşkım çok beklettim mi?” diyecek bana da “Sağ ol ya, sen de yokluğumu aratmamışsın.” Diye teşekkür edip, O’nu alıp götürecek gibi.Bi güzellik ki çirkin hissettim kendimi karşısında. Sanki beni görünce; “Eeıı.. Şeyy benim önemli bi işim vardı da, tüh bak nasıl unuttum; kusura bakma artık, neyse sonra görüşürüz.” Deyip geri dönecek gibi türlü düşünceler aktı kafamdan. Hayranlığımı ne kadar gizleyebildim bilmiyorum. &... Devamı

SEVGİLİ GEÇEN BAHARLIK

2008-09-14 21:50:00

Hayatımın en çok değiştiği mevsim bu oldu sanırım Ziyaretçi.. Hoş gelmişsin sen de bu arada.. Geçtiğimiz baharın günlüklerinden derlemeye buyur o halde.. MART: -“Bizim Kızlar”la yeni kurumuz upper’ın kitaplarını almak için (!) ankamal’a gittik. :) Meğer orda ders kitabı satılmıyormuş.Biz de şehre inmişiz, gezelim tozalım o zaman dedik. Nurçin’ nin aklına uyup Sweeney Todd adlı uyduruk filme girdik. Kan görmeye dayanamayan, zaten sinemadan hiç hoşlanmayan biri olarak bütün filmi Buse’nin “Aslı tamam adam kesmiyor artık açabilirsin gözünü, ya ne korkaksın film icabı onlar; ketçap!” demesiyle geçirdim. Üniversitedeki “bizim kızlar”ım bunlar evet. Bi tek Buse yok fotoda o da resmi çekiyo zaten. -2 Martta –annemin doğum gününde- ablamla buluştuk Tunusta. Bana yurtta en çok ihtiyacım olan şeyden almış: KUPA Gezerken anneme bi cüzdanla, üzerinde kediler olan çok güzel bi çaydanlık aldık. Bana da bi çantayla saat aldı ablam: Sağ olsun. Abla parası yemek de bi ayrı güzel oluyor canım.İyi ki tek çocuk değilim.. -“Upper forever” söylentileri, bu kurda herkesin en az bi kere kalması rivayetleri.. Hepsi fos çıktı Daha kolay bi kurum olmamıştı sanırım. Lost’un ikinci sezonuna kadar izledik, geri kalan derslerde de bilimum cnbc-e dizileri.. Hiç zorlandığım bi an hatırlamıyorum. Bi tek Jeff gibi komedi ötesi bi adam hoca olarak hayatıma girdi ya upper’daki tek ilginç olay..Annemle yaşıt olmasına rağmen asker arkadaşımmış gibi davranmama hiç bi şey dememesi ve komedi Türkçesiyle gülmekten öldürüyordu beni. İnadına sürekli Türkçe konuşup bana Türkçe cevap vermesini sağlayınca “Rahatladın m... Devamı

Kara Kaş Boyanır Mı? Öpsem Yar Uyanır Mı?

2008-08-15 14:12:00

Aşığım, Seviyorum (ulan allahsız! diye devam etse yakışır hani. =) )Çok aşırı feci.. Üstelik platonik de değil (Bu iyi bi şey.)Yeni bi olay da değil... Ben yeni fark ediyorum.Rüyamda görüp, uyanıyorum, yüzü karşımda..Gözlerimi sıktırıp tekrar bakıyorum saçlarımı düzeltmeye çalışarak bi yandan; yok!  "O ha! Sıyırıyorum.." Ne diyor türkümüz "Bu aşk beni iflah etmez, del'eyler.." Haklı..Şimdiye kadar sayısı bine yaklaşan ayrılma isteklerim için çok pişmanım! Bi tutabilsem bi daha bırakmıcam da.. Elimi nereye uzatacağımı bile bilmiyorum alabilmek için.Aramıcam.. İlk ben aramıcam.. Özlesin, diyorum. Özlemiyor yahu adam. Bildiğin özlemiyor.. :) Gelse.. Gelse n'olcak: Bin saat trip atıyorum. Sonra da gidiyo.. :)  Halbuki affedecektim az daha zaman olsaydı ?.. Nerdeyse ablasını kıskanıcam..Her şeyin bi zamanı olduğu gibi kavuşmanın da var di mi Ziyaretçi..Açıl ulan okul açıl..(Bu da mı gelecekti başıma, bunu da mı diyecektim ben?!)N'olur bi şey olmasın O'na.. Çıksın gelsin. Ağzım açık kalsın. "Senin burda ne işin var?" diim. "Niye haber vermedin." diye azarliim, iyi ki manikür yapıp, kaşlarımı almışım dün gece diye düşünüp... Sonra kızdığıma pişman olup "Ben senin yerinde olsaydım çok kızardım, düşünsene o kadar yol geliosun, kız triplere giriyo.." diye fişekliim iyice.. :) Üşümeyen tek bi hücremiz kalmayana kadar yürüyelim, durakta otururken atkımı kulaklarına sariim, o da bana aynısını yapmaya çalışırsa sinirlenip, huysuzluk yapiim.. =)Ben 'niye bu kadar kısayım'ı düşünürken, o gözlüklerime gıcık olsun, çıkarmicam diye inat ediim mesela =) Yarım kiloluk meyveli yoğurdu patatesle yeme girişimimde yüzü ekşise karşımda otururken :)Daha önce beni aldattığı kızla telefonda konuşu... Devamı

Su Kapluşlarının Acı Dolu Günleri

2008-08-07 18:20:00

Çok gerginim.. Allah değilse de göKçek verdi belamı: Duş alabilmek için son 1saat 45 dakikam kaldı. Sular kesilecek hem de 2 gün diye kocaman yazmışlar binanın girişine. Tabi ben binadan hiç çıkmadığım için girişinde olduğu iddia edilen bu yazıyı görmem imkansız ama Hülya Teyze'nin yalan söylemeyeceğine güveniyorum..Annem: "Bu gün ikimiz de duşa girelim, yarın sular kesilecekmiş." dedi. Zaten yarın sular kesilmese bile benim artık bugün duşa girmem gerekiyor. Dün gece kafam kaşınarak uyandım resmen.. Pislik yaa.. Öğğyk iğrenç.. Kendimden tiksindim lan.Kendimin pis olması yetmiyormuş gibi bu kapluşların suyuna da zçtım resmen.. (Serap Ablalar tatile gittikleri için bi süredir benim yanımda kalan su kaplumbağalarından bahsediyorum.Yoksa benim hayvanlarla olan "sıkı" dostluğumu herkes bilir.)Yem atıyorum suyun içinde eriyip bka benzeyene kadar yemiyolar. Sonra yeni yem atıyorum kabuu sarı gibi olan saldırıyo öteki salaa hiç bi şey bırakmıyo. Zaten O da yemiyo.Ölüm orucunda mı ne? Çok üzülüyorum Allah canımı alsın.           O sebepten dün, yediğim 2 şeftalinin çekirdeğini attım. Hiç bi şey yemeyen Kakalı bi saldırsın; bi yesin, o dışında kemirmediğim yerlerini. Sevinçle mutfağa koşup muz aldım azcık ısırıp attım suya, ona da abandı açlıktan. Muz kabukları falan attım bayıldı. Sonra gidip erik yemek zorunda kaldım bakalım yiyecek mi diye.Zaten s.çık olan evleri çöplüe döndü. Hayvanlara yüzecek yer kalmadı. Ondan sonra da açlık grevi yaptılar yine.İçimde bi annelik duygusu olsa gerek  "Niye bi şey yemiyonuz lan siz?" diye üzülüp çamaşır makinasının yere yatırılmış haline sokmuş gibi yapıyorum bunlara ceza olarak. Annem görünce az... Devamı

Zırıltı: Ağlamak'lı Bir Yazı

2008-07-26 23:40:00

Şu "savunmasız, ağlayan insan" profiline bi gıcığım ki Ziyaretçi.Sanki biri boynumda tüy gezdiriyormuş gibi geliyor biri eylemsiz ağladığı zaman. Zat-ı muhterem hep haklıdır, haklı çıkarılır.Çok çeneli bi çocuktum ben küçükken, bir o kadar da çelimsiz. Hareketliydim ama güçlü kuvvetli değildim hiç. Yakan top oynarken bi atarlardı arkadaşlarım, gülle misali, top benden hızlı davranabilirse laaap diye çarpar, nası acıtırdı da gıkım çıkmazdı Ben atınca genelde "can" tutarlardı. Kıyamazdım heralde diyeceğim ama en kuvvetli atışlarımda bile pek etkilenmezdi oyuncular.Mızıkçılık huyum değildi ama haksızlığa katlanamazdım. Elimi belime koyar çar çar öterdim.  Tokat atsam o kadar ağlamazdı veletler de Hep şikayet ederlerdi beni. "Aaaannnnuuueeee aslı bana ne dediiiii..." diye. Zira hiç şikayet edilecek şeyler söylemezdim. Asla küfür veya hakaret etmezdim mesela. Yine de teyzeler "Arkadaş arkadaşı ağlatır mı?" gibi laflarla kızarlardı bana. Hak etmese söylemezdik heralde.Özellikle Selinle Pelin kardeşler en çok lafa kaşınan minik yavrulardandı. Civcivlerimi boğmaya çalışırdı Selin ben de "Gebertirim seni." der uzaklaştırırdım. O da "Geber diye hayvanlara denirmiş." derdi ben de "Biliyorum ondan öyle dedim sana." benzeri laflar ederdim. Anında başlardı ağıda.. Babaneleri Ganimet Teyze balkondan bizi izler, o yüzden beni tutardı. O tutunca bu minikler deli olur bu sefer de annelerine şikayet ederlerdi. Annesi de bana kızardı "Ayıp değil mi?" diye.Hayatımın hiç bi alanında hırslı değildim ben eskiden. Liseden mezun olduktan sonra oldu ne olduysa..Ancak öncesinde gayet umursamaz bi çocuktum. İlk okulda hırslı arkadaşlarım vardı ama. Oya mesela, "Güzel olmuş mu?" diye bin sayfa çizgi çizilmiş defteri gösterirdi. "Şahane."... Devamı