Polifonik Maziiden Alıntılara Devam

2009-07-07 22:54:00

Bariz hatalar yapmaktan hep kaçınırım. Bile bile yapılması da hoşuma gitmez ama bazen kaşındığım olur benim. Gözüm kapalı dalıveririm en dangalak işlerin ortasına…

Dedim ya bariz hatalarım olmaz genelde. Ama bi keresinde en “bile bile”sinden bi oldu :) Zaten “Yakalandığım” en pis anım da o’dur. Elime yüzüme bulaştırmıştım.

O Emir’in bana saydığı lafları ömrümde ne duydum ne de duyarım bundan sonra :)) Birkaç saat sonra Deniz’in arayıp “Aslı abim ortalıkta yok, galiba Ankara’ya geliyor, motoruyla çıkmış yola yani birkaç saate orada olur haberin olsun diye aradım.” Sözünden sonra aramıştım Emiri :) Mantık sınırlarında Mersinden Ankara’ya birkaç saatte gelmesi mümkün değil ama Emir mantıksızın önde gideni olduğu için aradım. Telefonu bir metre uzakta tutarak bile bağırışlarını duyabiliyordum sınıfta :) Gülşah’ın “Şimdi sıçtın Aslı onu bil kardeşim; hakkım helal olsun. İyi bilirdim seni... Bu sefer kesin öldürecek...” Sözleri geliyor aklıma... “O  kim oluyor da be!” diye çemkirmiştim.:) Ne komik kızdım ben eskiden, çok pis cesaretliymişim şimdi bakıyorum da asla öyle bi şey yapmam şu an :) Cahil cesareti işte.

 

Dershaneden çıkarken Gülşah’ın sürekli kulağıma euzu besmele fısıldamasının da etkisiyle bi tarafım üç buçuk ataraktan etrafa bakıyordum savunmamı hazırlarken :) Aklıma Ata Demirer’ in uzuneşek oynarken olanları anlattığı sahne geliyor sürekli :) “Aa yeter ama artık kıpırdanma olmasın, olacak bu yani artık hadi ama.” :) Dershanenin önündeki motoru gördüm, geri girdim Dallas finale. “Yok ben etüt metüt bi şey alıyım; olmadı polis çağırıyım; lan kesin öldürecek beni bu sefer; eminim.” Diye mızırdanmıştım :) Hala gülüyorum hatırladıkça.

 

Sonra Emir girdi kapıdan, elinde çiçeklerle. Gülşah kulağıma yaklaşıp “Onları da seni gömünce mezarına koyacak demek ki Aslııığ her şeyi hazırlamış çocuk.” Demişti. Lan gülsem mi ağlasam mı bilmiyorum. “Açıklayabilirim.” Demek istiyorum ama diyemiyorum; neyi açıklayacağım ki hem :) Beni görünce “Özür dilerim.” Dedi. Tövbee, az sonra yapacakları için özür diliyor herhalde diye düşünerekten “Ne için?” dedim. “Sana güvenmediğim için.” Dedi. Anlamaya çalışaraktan kuul görüntümü korumaya çalışıyorum. “Ne oldu da birden böyle düşünüyorsun?” dedim. Sanki ortada onun yaptığı büyük bi hata varmış izlenimi yarataraktan. :)..  Uzattığı çiçeklere karşılık yanağımı uzatıyorum, öpüyor sarılırken. Acaba sonra nasıl bi arbede yaşayacağımızı düşünmeyi erteledim :)

Onunla “iki hafta sonra ayrıldık.” Gibi basit bi son yazmayı ben de çok isterdim ama resmen burnumdan getirdi. Ne kadar çok kavga ettiğimizin hesabı yok. Allahtan devletim sonunda el koydu olaya. “Askere gidiyorum ben. İnşallah ölürüm de sevinirsin sen de” Dedi. “Cehennemin dibine git, ölürsün inşallah da sevinirim.” Dedim.

Aslında ben pekiyi pek hoş dersler çıkardım tarihten ama işte bi insan akılsız olmaya görsün, aynı hatayı yine yine yapar mı? En barizinden.. .

Şimdi hadi bulun da getirin kafamı vurabileceğim büyüklükte bi taş da görelim…



ASLI
 

56
0
0
Yorum Yaz