Azrailin enseye boşuna üflemesi, taş gibi olmam, kötüye bi şey olmaması ve kesin sonucun bugün temiz çıkması...
Trt'de 'Gezelim Görelim'i sunan kadının yıllardır saçlarının uzamaması ve hiç bir özelliği olmayan köylere gidip, tanıtım ayağıyla sürekli bedava yemek yemesi?...
Hot'n Cold klibinde papazın tempo tutarken gülmekten yerlere yatmam?
Kangren olan elin kolun daha fazla ilerlemeden tarafımdan kesilip atılması..
Elimi kolumu kaybetmem ama demokrasilerde çare tükenmemesi. Bir çift protez el kol bulmam ve henüz benimseyemesem de aynı işlevi görmesi, üstelik sürekli beni şaşırtarak neredeyse orijinalimden daha iyi olmaları...
Tedbil-i mekanda ferahlık olması ve "Today is where my book begins" olması, hani temiz bi sayfa açtım hesabı...
Hilal'in "Papatya gibisin beyaz ve ince, gerçi yalan olmasın şimdi ince değilsin ama ben seni böyle de seviyorum." demesi ve acı gerçeklerin yüzüme çarpılması... Yine, yeniden rejime girilmesi... :)
Ablamın Venedikten bana acaba ne alması?
Annemin hayatımda aldığım en süper ötesi aşırı feci güzel hediyeyi alması ve beni sevinçten ağlatması... Dolayısıyla en son ne zaman sevinçten ağladığımı artık hatırlamam?...
Peki ya özel günlerden özünde nefret etmem?
ama sürprizleri herkesin sevmesi?
Peki ya tanımadığım birine verdiğim monopoly'e Tuçe'nin gözü düşmesi, içi çekmesi; yazdığı mektupla canı candan alması.. Dest-i izdivacıma talip kişilere "Sigortanız var mı? Çocuğunuz var mı? Annesiyle mi kalıyor?" diye soracak olması... :)
Peki ya Menekşe aklıma geldikçe gerim gerim gerilmem ama yine de aydınlık bi geleceği görmem...
Peki ya bugün telefonda Sevcan Abla'ya sadece "Abla" dediğimi fark edip kendi kendime bi çekinmem, bi şaşırmam. Dayımı bi başkasıyla paylaşma fikrinin artık garip gelmediğini görmem?... Aldıkları elbise small olmasına rağmen içine girebildiğim için deli gibi sevinmem.. :)
Almanca dinleme sınavımda 11'i 10 geçiyoyu 11'e 10 var diye yazmam...
Peki ya Stefan'ın "Doğum günün kutlu olsun."dan sonra "Neydi?" diye ablama sorması ve sonra konuşmaya İngilizce-Almanca karışık devam etmesi.. :)
Peki ya babamın geçen gün "Tabi babanın doğum gününü unut sen." diye sitem etmesi ve kendi de benim doğum günümü unutması :))...
Peki ya kızların çimlerde züprüz yapması ve Tuçe'nin kıs kıs güldüğünü bilmem.. :)
Peki ya ben bi şeye hayır diyorsam onun hayır olması :))))))....
Fındığımın yolladığı çiçeklerin notunu gören çiçekçinin kopması: "Seni üzenin kafasına basıyım." :)) Boyutunu gören oda arkadaşımın kitlenmesi.. Benimse O'nunla konuşurken asla kullanmadığım deyimlerimi kullandığını fark edip şok olmam?!..
Peki ya Kaanla Emircan'ın Fenerium poşetiyle gelirken, Emircan'ın dayanamayıp kendi açması ve "Ben bunu çok sevdim vermicem." demesi :)))..
Peki ya daha adını yazmadığım pek çok kişinin beni belirli gün ve haftada arayıp sorması. Sağ olması Var olması
Peki ya tam bir hafta sonra bir blogcunun gelip doğumgününü kutlaması
Peki ya "madem blogtaki yazıları okuyorsun,neden sessiz kalıyorsun yahu" diyebilmesi ?
:)