Kalk Gidelim Ele OH Dedirtme, Sevdiğini Kurda Kuşa Yedirtme

2009-07-25 13:21:00

Seneeeee… Yıllar evvel :))

 

Balkonda oturmuş iskambil kâğıtlarından aşk falı bakıyorum. Bu fal meselesine de hayatta inanmam. Burçlara inanmadığım gibi. Ama bakarım aklıma estikçe, maksat vakit geçirmek…

 Ben Kupa Kızıyım her zamanki gibi. Fakat sevdiceğimi Sinek Valesi seçmişim. Hâlbuki ben bugün bile fal bakacak olsam sevgilimi Maça Valesi seçerim, sinek “gıcık” gelir bana. Demek ki Sinek Valesi seçecek kadar kıl tüy kapmışım çocuktan… :)

 

Neyse fal açıldıkça açıldı, hep güzel şeyler çıkıyor o yüzden yaklaşık 2 saattir mesaj çekmeyip, durum raporu vermemesine kızmıyorum sevdiceğin. Falın en sonu –en sevdiğim yeri- 4 kâğıt kalmış; “Ben, O, İkimiz ve Geleceğimiz”i simgeliyor bu kartlar.

 

“Ben”i açıyorum, Kupa As!

“Ayyyyy, demek ki aşığım!” diyorum. Hayır falda çıkmasa haberim olmayacak! :)

O’nu açıyorum, Maça Kız!

“Kim lan bu kız? Ben Kupa Kız’ı olduğuma göre, vay adi, nankör, Allahın cezası..” diye saydırıyorum…

 

O sırada telefonum çalıyor:

-Ne var?!

-Bitaneeeemmm çok özledim seni!

-Ben hiç özlemedim ama seni!

-Aa nedenmiş o? Sen yine niye kızdın bana bakim, vallahi arayacaktım ama yoldaydım sevgilim.

-Sus bana sevgilim deme! Cehennemin dibine kadar yolun var!

-Aşkım ne diyosun ya dışarı bak balkonunuzun önündeyim, dayanamadım seni görmeden, çıktım geldim bu sıcakta.

-Git o maça kız kimse onun balkonunun önünde dur!

-Aslım ne kızı neyden bahsediyorsun sen?! Ben senin üstüne gül koklar mıyım?

-Burnun kopsun da bi daha koklayama hiç bi şey! (hahaha bedduaya bak anasını satim nası bi insanmışım ben böyle? :)))) )

Çotank!

 

Balkona geri dönüyorum, o da annemler fark etmesinler diye az ileride bi yere oturup ellerini iki yana açmış “Anlamıyorum?!” bakışlarıyla bakıyor.  Acıyorum bu sıcakta o kadar yol gelmiş diye, gülüyorum kendi kendime yaptığım şeyin saçmalığına… Daha fazla şımarmayayım diye düşünüp gidip üzerimi değiştiriyorum. Tam evden çıkacağım balkondaki son iki kâğıt aklıma geliyor. “İkimiz ve Geleceğimiz” kartları… Hemen onlara bakayım da öyle ineyim aşağı diyorum. Koşaraktan balkona çıkıyorum.

 

İkimiz kartını kaldırıyorum: Karo Kız!

“Yok artık?!” diyorum.

Geleceğimizi kaldırıyorum: Sinek Kız!

“Kaltaklar!” diyorum. :))))..

 

Aşağı indiğimde gayet ciddiyim.

 

-Ayrılmak istiyorum ben!

-Neden?!?!?!

-Öyle işte, canım istiyor.

-Aslı bu kaçıncı? Ya nolur bu seferki mantıklı bi sebep olsun. Yemin ediyorum bi daha rahatsız etmeyeceğim o zaman! Ağlayacağım şurada… Senin için onca yol tepiyorum şu dediğine bak!! Neden ya neden?

- Nedeni önemli değil, ben öyle olsun istiyorum.

-Hiç mi sevmiyorsun beni Aslı?

-Yoo seviyorum.

-Öyleyse?

-Beni aldattığını düşünüyorum o yüzden.

-Ya Aslı ne aldatması ne diyorsun sen Allaşkına kim sokuyor kafana böyle saçma şeyleri anlamıyorum. Hep o Selinler dolduruyor seni biliyorum zaten! Seviyorum ben seni her şeyden çok ya n’olur dinleme o kızları!

-Arkadaşlarıma iftira atma… Neyse uzatmayalım, bitti sadece.

-Aslı bunu bana en az bin kere dedin, lütfen yapma!

-Tamam bin birinci olmayacak o zaman. Bu sondu.

-Peki sen bilirsin. Ama inan beni çok kırdın, bi daha geri dönüşü olmayacak bunun.

-İyi.

 

Şımarma, kapris falan iyi güzel hoş da çocuğun bininci kere de dayanamayıp “Peki sen bilirsin.” Diyeceğini nereden bileyim ben… :) Ben ayrılıyordum, o barıştırmaya çalışıyordu, yuvarlanıp gidiyorduk eğlenerekten:)))…

Anaa..

Ciddi ciddi tamam ayrılalım dedi gidiyo.. :)

Lan ne yapsam, “Dur gitme!” mi desem, hayatta demem :)

İyi çocuktu aslında ya, anaa, valla arkasına bile bakmıyor. Hoştu da, nazikti, komikti, seviyordu beni...

Hala bakmıyor. Hay Allah, lan bağırsam mı ki arkasından… Ya ben de seviyordum aslında.

Aman cinconluydu zaten ııyyk, elimi sallasam ellisi. Helal süt emmiş bi Fenerli bulurum kendime. Ama köşeden dönecek yahu, ehehe geri döner şimdi dayanamaz.

Hala dönmüyor. Hay kafama… Koşsam yetişir miyim ki. Yok artık Lebron James, oldu bi de arkasından koşayım tam olsun. O kim oluyor da! Ben “Aslı K..’nin peşinden koşmuş.” Dedirtmem!

Ya desinler ya gidiyor valla ya al işte köşeyi döndü! Neyse yetişemem herhalde artık. Kısmet ya, burada ne yazıyorsa o… Ya ama ya yaaaa böyle olmaması gerekiyordu!

 

-Ahahaha, sonra noldu?

-N’olacak “Peki sen bilirsin.” Dedi çekti gitti.

-Hahahaha... Ay yanaklarım acıdı gülcem diye Aslııığğğ, ay çok komik ahahahah…

-Ya gülme gerzek gülme, şurada yuvam dağılıyor, içim parçalanıyor. Akıl vereceğine dalga geçiyorsun!

-Ohhhh… Çok iyi olmuş sana var ya yemin ediyorum içim soğudu. Aferin K..’ye!

-Ya sen kimin tarafındansın?

-Tabii ki senin! Ama hak etmiştin artık, çok şımardın, kölen mi lan çocuk senin kahrını mı çekecekti her gün başka bi çorap örüyorsun başına.. E o da sabır taşı değil, bi sıçra çekirge iki sıçra… Madem pişman olacaktın niye ayrılalım dedin?

-Ya of tamam anlatmıyorum bundan sonra sana bi şey! Sana anlatanda kabahat..

-Ya tamam dur kızma, hiç mi konuşmuyor?

-Bilmiyorum.

-Nasıl yani? Açmıyor mu telefonlarını?

-Aramadım ki.

-Aslı dengesiz misin ya arasana çocuğu!

-Arayayım mı?

-Ya sen gerçekten seviyor musun K..’yi??

-Evet ya valla seviyorum.

-E arasana o zaman dangalak!

-Arayım di mi, tamam arıyorum du… Çalıyo… Ya meşgule attı al işte.

-Bi daha ara sen.

-Ya ama… Tamam, dur… Açmıyo işte açmıyo!

-Demek ki çok kırılmış, yoksa dayanamazdı o sana... Mesaj çek o zaman.

-Ne yazıcam ki?

-İşte çok özür dilerim, pişmanım, seni seviyorum falan; biraz da canım cicim ekle, erkekler hemen yavşarlar öle laflara.

-Ya bak yavşamaz da bana ters bi şey derse ağzını yırtarım ama ben bunun.

-Aslı ya üf tamam demez merak etme, seviyor o çocuk seni.

-Seviyor di mi, evet evet du… Ya mal oldum resmen hiç beklemiyordum böyle bi şeyin başıma geleceğini :) Bence böyle yazayım, gerçeklik payı yüzde bin! :)

-Hayır, biraz daha romantik ol, bitanem falan yaz.

-Üfff… Karı koca arasına girme sen, öle yazarsam benim yazmadığımı anlar. :)))

-Hahaha, iyi bildiğini oku.

-Tamam yolladım, hadi hayırlısı.

-“Onu başta düşünecektin, sürekli ayrılmaya çalışıyordun benden, rahatla şimdi ayrıyız, dönmüyorum!” yazmış allaaaan cezası, insan azcık yavşar.

-AHaha, tamam tamam gülmüyorum, ya onun şimdi siniri üstünde, biraz zaman geçsin, barışırsınız.

-Hayır olmaz. Ya şimdi barışacak ya da yok.

-E dönmüyorum diyo işte çocuk, ne yapacaksın evini mi basıcan?

-Aa süper fikir, kalk gidiyoruz.

-Nereye be?

-K..’ye.

-Ben niye geliyorum ya? Ala ala git kendin.

-Olmaz tek başıma gidemem, yürü hadi.

-Of Aslı of… Saçmalıyorsun!

-Tamam, hadi yürü.

-Ya sen ciddi misin?

-Evet, hadi ama.

-Ya annesi falan evdedir, saçmalama, ne diyeceksin gidip?

-Allah’ın emri, peygamberin şeysiyle oğlunuzu kendime istiyorum diyeceğim:))))..

-Ya manyak mısın, saçmalama!

 

***

 

-Küçük bi taş bul bana, birkaç tane.

-Napıcan taşı?

-Kafamı vurcam, hey allaam napıcam cama atıcam :)

-Aslı ya nolur gel gidelim şurdan rezil olacağız ya nolur!

-Selin sen bi sussana, küçük taşlardan bul sadece.

-Aslı üçüncü kata atamayız bak başkasının penceresine gelir. Bulaşık suyu dökerler üzerimize.

-Ya üf Selin üf, zaten millet de hep evinde bulaşık suyu bekletir bi köşede di mi? Camımıza taş atan olursa dökeriz diye.. Tövbee, çekil şuradan kafana falan gelmesin.. :)

(Bir taş attım pencereye tık dedi anası çıktı oğlum evde yok dedi vay vay… )

(Hayır böyle bi şey olmadı, gayet K.. çıktı pencereye :) )

 

-Ne işiniz var sizin burada?!

“Ya valla ben gelmek istemedim o zorla şeyaptı K..”

-Selin sen bi sussana, eeııı şey aşağı insene?

-Hayır inmiyorum.

-K.. hadi ya özür dilicem in işte naz yapma.

-Aslı ben senin derdini anladım zaten “…”yi de öğrendim. Gidin şurdan, komşular görecek.

-Ya bak valla sandığın gibi değil.

-Aslı tamam, sandığım gibi değildir eminim, öğrenmek de istemiyorum.

Arka fonda çalan Levent Yüksel’in şarkısına bi başladıysam, aheyyy, evlere şenlik!

Ben ettim sen etme affet, bırakma beni bu karda kışta… Bitti geçti gitti tövbeee…

-Aslı sus  n’apıyosun?!

…Kalk gidelim ele oh dedirtme, sevdiğini kurda kuşa yedirtme...

-Aslı sus nolur sus sessiz ol ya yapma..

…Bi dahaaa tövbeeee töööövvbeeeee..

-Ya tamam iniyorum aşağı, tamam sus başımın belaaası iniyorum!

…Kanatsız bir meleğim, dersimi aldım geldim; ver eliniiiğğğ..

-Ne melek ne melek… Tamam diyorum susmazsan annemler duyacak, o “…”nin de hesabını vereceksin ayrıca…!

Tırnağın bile olamaz, ben değil onlar yaramaz, bu hain sensiz yapamaz….

-Ya sus kardeşim geldi işte dur geliyorum.. Sus da bekle ya geliyorum hemen!

Aklımı aldı başımdan, oldum eşim can arkadaşımdan, cehaletime gençliğime ver, hadi geri sar al en başından…

Ben şarkıyı söyleyedurayım, koşaraktan geldi eliyle ağzımı kapatmaya çalıştı K..

“… Kalk gidelim ele oh dedirtme, sevdiğini kurda kuşaaaa yedirtme…”

 

Bi yandan gülüyoruz bi yandan da kızıyo bana “Bütün milleti ayağa kaldırdın şimdi herkes soracak bu kız kim diye!”

-Aman kime ne be! Senin de hoşuna gitti işte, şımarma :)

-Kime ne de, ben burada yaşıyorum, akşama tantanayı gör artık evde..

-Neyse, barıştık mı? :)

-Barıştık “Eşek AS”lısı barıştık… :) Bi daha bana gereksiz tribe girmeyeceksin. “…”yle de görüştüğünü duymayacağım.

-Ama sen bana emir kipiyle konuşursan ben seni döverim ki? :)

-Al işte!

-Ne al işte ne?!

-Yok bi şey Aslı, yok bi şey!

-Yok bi şey öyle mi?! Ayrılıyorum ben!

-Ya Aslı bi dur yine başlama, a bak gidiyo, ya dursana ama ama, ya Aslııııı Aslı hayatım, canım bi dakka durur musun ama böyle koşarsan olmaz ki Asl as a...

 

Hey gidi gençlik.. İyiydi, iyidir iyidir gençlik..


Hiç Aslı Olmayan Aslınız
ASLI

438
0
0
Yorum Yaz