Hiç ASLI yoK

30/8/2009 - İğneyi Kendime Çuvaldızı da Bu Kapıdan İlk Girene


Çok kitap okumak ölümü meşrulaştırıyor gözümde.

İhtiyar biri gibi bakabiliyorum –bazen- hayata. İnişli çıkışlı olmasına izin veriyorum. Hayatımda da dönem dönem dişimi sıkıp, dönem dönem çayıra salabiliyorum kendimi.

 

Sürekli bi hayatı dolu yaşama endişesi var içimin bir yerinde. Kişisel gelişim veya ‘Tavuk Suyuna Çorba’ kitaplarına karnım tok, ama her günün önemli olduğuna içten içe inancım çok. Boş boş yatarken bile bunu düşünüyorum.

Ben o kadar çok vakit kaybettim, öyle boş günlerle doldurdum ki ömrümü.

Sonsuz sanki.

Fakat geriye dönüp bakmaktansa müstakbeliyatımdan ömrüme bi bakmayı tercih ediyorum.

Öleceğim aklımın ucundan bile geçmiyor.

Bırak evlenip torun torba ihtiyarlamayı, işlenip kariyer yapmak bile yıllarca uzağımda.

Hayatımdaki belirsizlikleri ben belirliyorum. Ne olacak ne bitecek bilmiyorum ama hep iyi şeyler olacağına dair acayip bi inancım var.

Şu “Secret” geyiğinin ayaklı kanıtıyım. (NOT: O kitap, hayatımda başlayıp da yarım bıraktığım tek kitaptır. Okumaya katlanamadım.)

Ne zaman başım belaya girse, ya da ben korkuyu hissetsem “Bir şekilde” geçer diyebiliyorum kendime ve sebebini açıklayamadığım için beni Allah inancına sürükleyen şeyler geliyor başıma. Öyle ki her istediğim oluyor. Valla!

Bi şekilde içimden geçen her şey oluyor. Fakat ya ben yanlış şeyleri istiyorum, ya sonunu düşünmeden istiyorum, ya da hayaller gerçekte o kadar da güzel değiller.

Hayatım acayip parlak.

Zevkli ve neşeli.

Hatırlanmaya değsin diye yaşıyorum.

 

Önyargılarıma bakıyorum; sonra kendime bakıyorum. Aynı önyargılarla kendime bakamıyorum. Çünkü kendimin seveceği tarzda bi insan değilim ben.

 

İnsanları sürekli yargılayarak, haklarında daha yeni tanışınca bile kararlar verebiliyorum. Doğru ya da yanlış, hemen kafamda bi fikir oluşuyor. Hani her şeyi çok biliyorum, küçük dağları ben yarattım ya! Ondan…

 

Herkes aklımdaki doğrulara uysun istiyorum. Uymayanları hayatımdan çıkarıyorum.

 

Kimsenin beni üzmesine izin vermiyorum. Hatta sevgilim bile beni üzecek olursa ayrılıp, kendi kendimi üzüyorum.

 

Kendime  –pek aşırı feci- güvenimi kaybettim sanıyordum ama yanılmışım, tozlu raflarımı azıcık üfleyince parım parım parladı yine koyduğum yerde.

Anlamıyorum ki kaynağı ne?

Ahım şahım biri olsam içim yanmayacak. Yolda –bile- insanlara baktığım gibi biri bana baksa, rahatsız olurum.

Tabi her zaman böyle ayaklı psikopat değilim. Sevdiğim insanlar için yapmayacağım şey, vermeyeceğim taviz yok.

Aslımda iyi kızım ha. İyi niyetliyim. Birini üzmektense kendim üzülmeyi yeğlerim. Her zaman olmasa bile çenemi tutabilirim.

Bazen hırsımdan gözüm dönse de, beni öyle gören-bilen çok az insan vardır.

Ben bir şeye “hayır” diyorsam, o “hayır” demek değildir, onun “hayır” demek olduğuna inandırma yeteneğim yüksektir sadece.

 

 

Bazen üzülüyorum. “Böyle olmasaydı…” diyorum. Ama nasıl olsaydı? Bilmiyorum. Ama böyle değil…

O değil de Bihterle Behlülü kim gördü Alla’sen?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-08-31 15:39:28 - ben buldum

Yazan: dilhun
ben bu kızı biliyorum:) biliyorum aslı biliyorum gün gelecek her şey aklımızdan geçtiği gibi olacak. artık iki kişi aynı anda birbirini de sevebilecek :) dediydi dersin
Bağlantı

2009-08-31 01:31:15 - :)

Yazan: obenim
dünyanın döndüğü her saniye dünya için önemlidir. ben de dünyayla birlikte dönüyorum evrende. ve ne yazık ki inanılmaz boşa geçmiş günlerim var. Allahtan bazı olumlu işlerimle telafi ediyorum. Ne mutlu hayatın cidiyetinin farkına vararak ama yaşından ötesini yaşamadan hayatı dolu dolu yaşamaya çalışanlara! biliyorum çorba oldu yorumum. yani nerde çocuk, nerde yetişkin, nerde ağırbaşlı, nerde zıpkın olmayı bilenlere ve hepsini abartılı yaşamayanlara ne mutlu diyorum.

evet bunu diyen kişi benim,
o benim :)
Bağlantı

2009-08-30 23:19:33 - Okulum:)

Yazan: Sıla
Şu ana dek hiç gerçeği görmediğim birine açıklamayı düşünmemiştim ama nedense sana açıklamak istiyorum.Seni aldattığımı düşünme sakın öyle yapmaya mecburdum yani ailemle ilgili o kadar hassas konularda içimi boşaltıyordum ki adlar şehirler değişti.Aslında adım Sıla değil ama ben garip bir biçimde internette bu kimliği belirledim kendime.Gerçekte İstanbulda yaşamıyorum zaten İzmirdeyim.Liseme gelince İzmir Atatürk lisesi.Tabii aramızda kalsın,bu blogdan Zeynep dışında kimsenin haberi yok arkadaşlardan:)
Son olarak bence Bihterle Behlül'ü Beşir gördü,yani kitapta öyleydi diye hatırlıyorum.Güzel günlere...
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Photobucket - Video and Image Hosting

Hakkımda

Çok Aslı Olan, Her Enzime Kofaktörlük Eden, Vitamin Ç'nin Blogu

Son yazılarım

Yeni Eğitim Öğretim Yılının Şeysine
AFFETTİM
ASLI BANA SİYAH DESENE
İğneyi Kendime Çuvaldızı da Bu Kapıdan İlk Girene
Kalk Gidelim Ele OH Dedirtme, Sevdiğini Kurda Kuşa Yedirtme
Bir Tutam Ürgüp
Bak Bir Varmış Bir Yokmuş
Kireç Çözücü
İlk Görüşte Aşk ve Dest-i İzdivacıma Mani Olan Cami İmamı
Polifonik Maziiden Alıntılara Devam
İtiraf Ediyorum
ZAMANI GELİNCE
Ben Sana Varacağım da Söyle Namuslu Musun?
Eeyore
Devamını Yazmayı Uygun Buluyorum
AYÇA
Peki Ya İyi Ki Doğmam?
Aşk Acısı Şeysi
Duçem Doğduydu Dün de
Pasifiğin Hafızası Yoktur
Geçmiş Günlerden Bir Defter
İnleyen Nameler
Nice Yıllar Annem
Sevgili Geçen Yazlık
KASIMDA AŞK BAŞKADIR

SAKİN - LALELER BEYAZ

Hey gidi hazırlık günleri... Hazırım ki artık...

Son Yorumlar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
YEC
ALPERNATİF
VAVOŞUM
FİNCANIM
ÇAĞLAR
DİLHUN
BAŞAK

Kategoriler

>

Arkadaşlarım

bitti
kendimicin
nazarlik
umudum
yakupicik
dinledikce
evcimli
ender küçükl
gergin
kilit
sharquteri
Blogcu Yardım
missing86
sarkuteri
siberdevlet
ckemre
carpisanaraba
huysuzundunyasi
sunnycamehome
kurabiye
gunlugumm
obenim
ucnoktabirvirgul


Bu Blog HiçASLIyoK yapımıdır.