Hiç ASLI yoK

9/8/2007 - Eğitim HAYATIM Üzerine Bir Yazı ve Tercihlerimin Son Şekli

Kategori: Egitim

İlkokula başladığımda Zeynep Dal (Dal gibi bir öğretmendi hakikatenJ)  beni pis kokan bi çocuğun yanına oturtmuştu. O yüzden nefret ederdim okula gitmekten J

 

1. sınıfta annem burnumdan getiriyordu okumayı öğrenmem konusunda. Zorla her gün o tonton ali serisini okuturdu J Sonra kendini aştı masal okutmaya çalıştı zorla J Kırmızı Başlıklı Kız’a sesleniyorum buradan, “sen tam bi psikopatsın!” dile kolay ya kurt görüyorsun! Ben köpek sesi duysam tüyerim..

 

 Her neyse okuldan böyle bir talep gelmemesine rağmen annemin bulduğu her şeyi bana zorla okutmasından mıdır nedir çok kısa sürede duvardaki elmam kıpkırmızı oldu. Sınıfta okuma yarışında önüme o Kırmızı Başlıklı Lanet Kız kitabını bana verince aldım başımı gittim, herkes beni dinlediJ Dolayısıyla okumayı ilk ben sökmüş oldum. Herkesin kurdelası mavi benimki kırmızıydı… Buna rağmen sevemedim okulu.  

 

Matematikle bi ilişkimiz olmadı pek J Okul saatinden 1 saat önce ödevi hatırlamalar, defterin sık sık kayboluşu ve benim tam o günlerde aniden hastalanmam (!) Lanet çarpım tablosunu yine annemin zoruyla öğrenmem..

 

Ablamın 5.sınıf kitabından İstiklâl Marşının 10 kıtasını ezberlemiştim 2.sınıftayken. Müfettiş gelince beni kaldırmıştı Bayan Dal.İlk 2 sınıfla ilgili hatırladığım en güzel anım bu sanırım J

 

Sonrası okula bakışımı bugün bile değiştirmeyen Üzeyir Sarıkulak dönemi.J

 3,4,5’te Üzeyir Sarıkulak (Adı gibi (!) biriydi. Bizim ailede kime sorarsanız sorun adını hatırlar..) İyiydi hoştu da kızları pek sevmezdi JHiç oğlu olmadığından yakınırdı. Bir olayı 2kişi anlatıyorsa kesinlikle er kişininkini ciddiye alırdı. Bir kere bi dershane sınavında Erol 192. olmuş aman nasıl övdü sınıfı yıktı şöyle. Betülle ben ilk 50 deydik. Bizim kağıtlara yalandan bakıp “Fene daha çok çalışın.” Demişti.

 

Zeynep Dal’dan sonra “Beterin beteri vaaarr, haline şükret dostuuumm…” şarkısını hatırlamama neden olan biricik ilkokul öğretmenim..

 

Ortaokulda konservatuvara gitmeyi çok  istedim ama karar vermek için “küçük” olduğumdan beni pek sallamadılar J

 

Ortaokulda yine okul değiştirdim. Bu sefer geldiğim yer ikisini de arattı epey.. Sınıfımız 62 kişiydi J Ablamın eski şubesi C olduğundan, müdür bana sorunca ben de C sınıfı olsun demiştim.  Okulun en çalışkanlarını o sınıfa alıyorlarmış, tabii 2-3senedir sınıfta kalanlarını da J))) Hani onlara bakarak belki çalışırlar diye J))

 

Matematik öğretmeni hacca gidip gelmiş. Hep onun hacı anılarını dinlerdik J Fen bilgisi öğretmeni benden sonra Abdullah geldiği için hep yanlışlıkla yoklama yaparken ona Aslıhan bana Abdullah derdi numarayı okuduktan sonra.. J

 

 Sosyal de ve din de hep daha başarılıydım. Çünkü gayet normal insanlardı hocaları J Sure ve şiir dağırcığımı o zamana borçluyum.. J Tekin Şimşek… Çok kitap okurdu, çok şiir severdi. Hangi şairin adını verse internetten tüm şiirlerini bulur el yazısıyla kağıtlara yazar ertesi dersten önce panoyu hazırlardım. Haftada 2 seferden 3yıl boyunca bunu sürdürdüğüm için ezbere bildiğim epey geniş bir şiir hazinem vardır. Zamanla bunu kitap özetleri ve kompozisyonlar, sonradan okul gazetesi takip etmişti.

Ha bir de ilk dostum Selinle bir defter almıştık, kapağına da bir zarf yapıştırdık. Bir gün o bana günlük yazar, beğendiği bir söz şiir, kitap olursa onları yazar sonra muhakkak en az 2 tane kartpostal veya süslü mektup kağıdına yazılan güzel sözler, resimler, şiirler koyardı zarfa. Ertesi gün defteri bana verir, ben içindekileri alır okur, sonra  aynılarını yaparım. Sanırım o kırtasiyeciyi zengin eden bizdik J Zamanla kendimiz kartlar yapar, yazılar uydurur olduk. Yazarların hayatlarından kesitler yazar, Tarkan resimleri yapıştırır, kimseye söylemediğimiz sırlarımızı yazardık.  3 yılda 2 çuval farklı ve kalın defter bitirdik sanırım.  Gönül meseleleri yüzünden pikniğe gittiğimizde  bir kısmını yakıp, bir kısmını baraja atmıştık. Çünkü artık içinde yazanlar sakıncalı olmaya başlamıştı… Sonra ikimiz de çok pişman olduk ama o zaman öyle olması gerekiyordu belki de…

 

Liseye de konservatuvara gitmeyi, müzik eğitimi almayı yine çok istedim. Sistemin (!) gereğinden sınava bile sokmadılar beni bizimkiler J

 

Lise sınavı gelip çattığında, Selinle nasıl olsa bir şey yapamayız, ikimizde aynı süper liseye gideriz diyorduk. Sınavda ilkokul arkadaşım Betülle yan yana denk geldik tesadüfen.. Çok rahat yapmıştım. Matematikte 25 soruda 6yanlış 6boşum fende 3 yanlış 3 boş gibi mükemmel bir tablonun yanında  Sosyal ve Türkçeyi tam yaptığımdan 833 puan almıştım. Anadolu lisesini kazandığıma uzun süre inanamadım. Selin ve pis yediliyle –bizim yazar grup J- o zaman yollarımız (mecburen) biraz ayrıldı. Yine de hedefimiz belliydi; yazar olmalıydık biz!  Edebiyat okumalıydık…

 

Hazırlıkta bizim Latife’yle şarkı söyleme merakımız sayesinde müzik grubu kurduk. (Alper:Saz,  Eralp:darbuka, Seçoyle Aytaç:kaşık, ben zil) Latifeyle ikimiz solisttik. Son sınıfa kadar da her törende söyledik..

Yine hazırlıktayken Devlet Çoksesli Korosu sınavları vardı. Burası (en azından üniversite için) çok güzel bir başlangıç olabilirdi. Müzik öğretmenimle 1 hafta çalıştık. 3 tane arya öğretmişti bana. Kasede el şaklamaları kaydedip duyduklarımı yapabilmem için tekrar etmemi istemişti. Benim için sorun olmadı. Sınavda pianodan çıkan sesleri çıkarmakta hiç zorlanmadım. Biraz da küçük olmam nedeniyle çok ilgilendiler benimle. Muhakkak devam etmem konusunda.

 

Pek çoğunuzun bildiği Muammer Sun’un solfej ve nota kitaplarıya başladım.  Şan dersleri o kadar zor olmasa da nota dersleri matematikten daha zordur. Bunlara ne gerek var diye sorduğumda “Bunları bilmeden şarkıcı olursun, bilirsen müzisyen olursun.” Demişti Tamer hocam.. Çoksesli müziğin tadını o zaman aldım. Çünkü başta altolar arasındaydım. Normal bi şarkının bildiğim bestesinden apayrı bir halini öğreniyorduk. Koroyla birlikte söylediğimizde inanılmazdı. Yapmam gereken iş bu diye karar verdim. Yaşıtlarımdan Fa anahtarının ne olduğunu bilen yoktu J (Zeeekiyemin saçlarıııı dolanıyor boynunaaa)

 

Her neyse bir süre devam ettikten sonra babamın da “rica”sı ile bırakmak zorunda kaldım koroyu. Lise2ye geçeceğim de alan seçimi zamanı, ablamla annem sayısal seçersem orada matematik ve fen öğreneceğimi, Türkçe ve sosyali nasıl olsa yapacağımı söylemişlerdi. Sonraları Selinin bana attığı mesaj duygularımın tam ifadesiydi: “Bizim sayısalda ne işimiz vardı Aslı? Edebiyat adamıydık biz?”

 

Lise sonun son 2 ayı tercih edilebilecek bölümlere baktım; sağlık alanları (tıp,eczacılık..) ben hastane lafını bile duyunca fenalaşıyorum..Mühendislikler, öğretmenlikler.. Eşit ağırlık yapıp işletme ya da iktisat yazmaya karar verdim. En azından daha sözel alanlarını tercih edebilirdim sonra.

İlk yıl kazanamayacağımı sınava girmeden önce de biliyordum, sınavdayken de, çıktığımda da…J zaten 40bin li bi sıra geldiJ,

Bu yıl eşitağırlık yaptım sınavda..Yıl boyu ham264 almayı planladım (odtü iktisat’a yetecek puan yani) Hatta ya olmazsa diye oturup zırıl zırıl ağlamıştım. 266 aldım geçen yıl ki sıradan bir sıfır sildim J 4bine girdim.  Her şey istediğim gibi ya da istediğimi sandığım gibi.. Girdikten sonra her yerde bir şekilde başarılı olabilirim, bir şekilde mutlu olabilirim. Yine de ne istediğini bimek lazım değil mi?

 

Tübitak’ın ilk 5bine giren öğrencilere belli “bilim” bölümleri seçtikleri taktirde verdiği aylık 400liralık burs var bilirsiniz. Geçen yıl iktisat seçenlere veriliyordu. Bu yıl felsefe yapmışlar onu.

 

Bu felsefe nerden çıktı? Diye biraz araştırdım.  Araştırdım dediğim ODTÜ ve Hacettepeye gittiğim gün beni bi güzel okullarından soğuttularJ o gün babamla dershaneye bi uğradık. Bizim felsefeciye sordum. O da “Kesinlikle olmaz, napıcan felsefe yazıp, yazık etme puanına.” Dedi. Daha araştırmadan vaz geçtim ama sonra şimdiye kadar bana hiçbir rehberliği dokunmayan rehberlikçim 2 saat bana felsefeyi anlattı ve “10yıllık rehberlik öğretmeniyim, puanı yetmeyip de felsefe seçen çok oldu ama ben sadece 1 kişiye felsefe yaz dedim. Onun da başka bi bölüm oldu. Sen benim felsefe yazmalısın, dediğim 2. kişisin hayatımdaki.Senin karakterin günde 8 saat masa başında ekonomiyle uğraşmaktan zevk alacak gibi değil, sanatla uğraşmalısın sen eminim akademik alanda da çok başarılı olursun.” Dedi.

 

O gün dershanede müdürlerim dahil herkes fikirlerini söyledi.. diğer rehberlikçi felsefe mezunuymuş “Sürekli kitap okuyup yazı yazacaksın; hem 2 dil öğreneceksin kolay mı sanıyorsun?!” dedi. Sanırım bu caydırma cümlesi tam olarak benim hayal ettiğim şeyle örtüşüyordu J

 

Birden ekonomiyle uğraşmak istemediğime karar verdim J

Bilen bilmeyen herkese danıştım J Bölümle ilgili bulduğum her şeyi okudum J Ablam “Kesinlikle odtü iktisat ve Hacettepe işletme yazmalısın.” Dedi. Annem de Bilkentten başka hiçbir yerde felsefe yazmama sıcak bakmadığını söyledi. Babam daha o gün “Aslı iktisata gir mis gibi işte. Öyle dandik işlerle uğraşma…” diye başladı tabii J

 

Birden geçmişim gözlerimin önünden geçti JJ

Artık tek umudum dayımın olumlu bir şeyler söylemesiydi; nitekim o tereddütlerine rağmen bu işin altından kalkarsam hem okumasının çok zevkli olacağını hem de benim rahat olacağımı doğruladı J Tek tek herkesi ikna etmeye çabaladım sanırım J

 

Ablam Bilkentte rehberlik yaptığından onun yanına gittim. Önce işletme dekanıyla karşılaştık ablamın ne kadar iyi bi öğrenci olduğundan bahsetti sonra bana sordu. Bilkent felsefe yazmayı düşünüyorum dedim. Ablamın itirazlarına rağmen destekledi J Ablam gezdirdiği her yerde “Gerçi odtü de daha güzeli var” diye ekliyoJ spor salonunun lambaları kapalı, ablam “bak burası da böyle karanlık bi yer, odtü’de böyle değil.” Dedi “Abla düğmesine basar mısın lütfen?!” JJ

 

Sonra birlikte Felsefe bölüm başkanı Varol Akmanın odasına gittik (Zaten bölümdeki tek türk hoca oymuş J) 2saat konuştuk hocayla: Felsefe derslerinin yanı sıra Fizik,biyoloji,matematik,istatistik,ekonomi, tarih, sanat, 2.yabancı dil  gibi derslerin de olduğunu, 15burslu 4paralı aldıklarını anlattı. Sonra ileride ve okurken yapabileceğim şeylerden bahsettik. Müzik hakkında konuştuk O da geçen yıl mezun olan bi kızdan bahsetti “Baktım 8 tane müzik dersi almış kendi derslerinin yanındaJ” dedi. MSSF’den de dersler alabileceğimi söyledi. Bayıldım! J MSSF’nin yetenek sınavlarına girmeyi çok istemiştim geçen yıl. Ablam da zaten konservatuvar istediğimi ama onların beni zorla sayısal okuttularını anlattı J

Varol hoca konuştukça daha da ısındım J Sağ olsun ablamı epey ikna etti J Çıktığımızda ablam “Tamam nasıl istiyorsan öyle yap.” Dedi J

Annemle ikisini ikna olmuş görmek beni çok şaşırttı.

 

Uzun yıllar ertelenen  hayallerimi gerçekleştirmek için bir fırsat olarak görüyorum şu an bunu. Bi yola çıkıyorum tüm sorumlulukları bana ait olacak. Büyük ihtimalle ne kadar müzik dersi varsa  alacağım J Annemler her seferinde “O istedi de biz yaptırmadık.” Demekten sıkılmış olacaklar ki itiraz etmediler J

 

Tercihlerimi değiştirmedim. Aynı sıranın en üstüne Bilkent burslu felsefeyi ekledim . Altında (şaka gibi J) sırf “Valla yazdım.” Demek için odtü, Hacettepe,Ankara ve Gazi’nin işletme iktisatları var… Artık olmazsa da canım sağ olsun, giderim “mis gibi” işletme iktisat okurum J

 

Bakalım ne olacak? Eğitim hayatımda her zaman istemediğim yerlerde mutluydum. Şimdiyse sorumluluğu tamamen bana ait bi tercih yaptım. O yüzden çok heyecanlıyım ne olacağı konusunda. Yakında öğreneceğiz tercihlerimin sonuçlarını..

Ne olur dersin Ziyaretçi?

Kimbilir belki de..? Hı ;) ?

 

ASLI

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-08-29 21:22:03 - öss

Yazan: isimsiz
tebrik ederim ahmet salgut ben ... ben de bu sene koç burslu felsefeyi kazandım
bilkent ikinci sıradaydı ... tebrikler
Bağlantı

2007-08-15 13:01:28 - mrb

Yazan: farmau
Aslıcım umarım herşey gönlünce olur:)
Bağlantı

2007-08-14 21:25:33 - allahım sen aslıyı bilkente yerleştirt amin:)

Yazan: carpisanaraba
yorumları okudum da herkes sende kendimi grüyorum felan yazmış.benim için öyle bişe imkansız:) ben senin aldığın puanı almayı bırak o kadar puan alındığını bile bilmiyordum:) 2mizde öss ye hazırlanmışız farka bak:)nyse aslı nası istiosan öle olur inşallah:) bilkent bahane ortam şahane:)
Bağlantı

2007-08-14 17:51:12 - ...

Yazan: bitti
hani biraz kendimi buldum ben bu anlatılanlarda desem yalan olmaz...
benzer bir öğrencilik dönemi bir yıl koro çalışmaları
sonra okul değişikliği sebeiyle ayrılış resime olan merakım
ders boyu resim yaptığım için hocaların en dandik sorularda beni tahtaya çıkarması
tahtada hayretler içinde soruları çözüşüm ve sonunda ben resim yaparken daha ii anlıorum hocam sözleri ile ikna edişlerim vs vs
belki senin kadar parlak bir öğrenci değildim ve hiç girmedim ööle anadolu lisesi fen lise sınavlarına falan
bir kez hatırlıorum dersane sınavına girip 18. olmuştum
ama nieyse sınavlara girmedim inan ben de bilmiorum
nesee yorum kısmında kendi öğrenciliğimi anlatmış oldu biraz=))
lise hayatım boyunca psikolji ve felsefeyle ve tabiki resimle ilgilendim
bütün okul güzel sanatlara gitmemi beklerken ben sınavlarına dahi girmedim
sebep "para kazanamazsın, sürünürsün" telkinleri
ama geçen bi müşteriden öğrendim adam sanat galerisi sahibi bir ressamın bir tablosunu 500-usd ye alıolarmış ve adam günde 3 tablo yapıomuş
sen hesap et artık=))
ilk sene kazanamadım çünkü hiç çalışmadım+dersane denen o okuldan bozma kuruma gitmedim
ikinci yıl yine çalışmadım+yine dersaneye gitmedim
ama fena sayılmayacak yani öölesine sınava girmiş biri için sayılmayacak bir puan aldım
son anda caydırdılar güzel sanatlardan hala kafamı taşlara vuruorum o yüzden...
ilk tercihim yeditepe burslu felsefe idi
sonrakiler alabildiğine iktisat işletme
sözlük anlamını bile pek sallamazken
bir bakmışım koskoca anfide iktisat dersinde renkli kalemlerle grafik çiziorum...
tü iktisat sınavlarında renkli ve son derece özenli grafiklerim ehhh tabi konulara hakimiyetim sayesinde aa aldım=)) taam abarttım arada ba da vardır=))
derken mezun olmuşum...
idealist bir iktisatçı olarak ben akademik kariyer yapmalıyım dedim
hiç çalışmadan girdiğim lesten 60 alıp ales puanıyla 80
marmara üniye girdim
sonuç tez denen illet şeyle uğraşıorum ve asla akademik kariyer düşünmüorum
insanı soğutmayı çok ii bilen bir sistem var çünkü
geçen yıl bir bankaya öölesine başvurdum bankacılıktan nefret ettiğim halde
amannn iş işte hem tez yazar hem çalışırım dedim
nooldu bi baktımki sadece çalışıorum tez yazmaya vakit yok
bankanın mülakatında sordular
neden iktisat
bilmem ben ilk tercihe felsefe yazmıştım o tutmadı iktisatı öölesine yazmıştım ama kazandım
sonuç anlamadığım bi şekilde beni işe aldılar
peki şimdi memnun muyum???
işte can alıcı soru bu
cevap:hayırrrrrrr
ben kesinlikle sanatla uğraşmalıymışım
onca yıl aslında piyasadayken hiçbir işime yaramayacak şeylerle uğraşıp durmuşum...eski klasik iktisat bugünün yalnızca adam smithin görünmez el geyiği
kazanırsan anlarsın demek istediğimi
ve artık hayatım tezin bitmesine endeksli yaşarken
gelecek planlarım resim konusunda profesyonalleşmek
ve kendi işimi kurmak
bankacılık mı? finans sektörü mü?? aslaaaaaaa
bunları bu kadar uzun nie mi yazdım
bilmem belki bir örnek oluşturur bir iktisat mezununun hazin sonu die düşündüm...
umarım çok uzun ve sıkıcı olmamıştır=))
sevgilerimle...
Bağlantı

2007-08-13 15:54:27 - ...

Yazan: dolphinblue
aslıııııııııı mail at bana dolphinblue76@gmail.com
Bağlantı

2007-08-13 03:03:54 - Saygılar

Yazan: kiytirik
Helaliniz var hız kesmeden devam yavaş yavaş sezon bitmekte yakındır bizlerde akarız blog alemine hadi kal sağlıcakla
Bağlantı

2007-08-11 21:55:23 - eh bende bişiler söyliyeyim bari :)

Yazan: dolphinblue
sevdiğin bir bölümü okuyor olmak hakikaten çok önemli...

seni tebrik ediyorum ve ailenin başta göstermiş olduğu tereddütüde çok iyi anlıyorum. benim senin yaşındaki yeğenim beden eğitimi öğretmeni olacağım dediğinde çok sinirlenmiştim. büyük şeyler düşünmediği içindi bu tepkim. birde ilk yıl girilen sınav sonrasında kapağı iyi kötü bir üniversiteye atmaya çalışıyor olmasındandı.okul bitince gerçek hayatın en ortasına atıyorlar seni. hem maddi anlamda ayaklarının üzerinde durabileceğin hemde çok severek okuyabileceğin bir bölüm olmalı bana göre... senin yaşında bunlar daha toz pembe belki ama öğrencilik sonrasında tepetaklak oluyorsun ben şimdi ne iş yapabilirim düşüncesiyle... ama seçtiğin bölümler gelecek vaadediyor... felsefeyi bende okumak isterdim, birde müzikle uğraşabilmeyi... ruhuda beslemek lazım değilmi ama :)

hayırlı haberlerini sabırsızlıkla bekliyoruz aslı can....
Bağlantı

2007-08-11 01:01:20 - :) ooooo

Yazan: sertalpbilal
ooo demek bizim üniversiteye geliyorsun :)) bekleriz bekleriz vallahi çok sevindim epey hızlı öğrenmişsin MSSF'yi felan. gelince zorluk çekmezsin bizim başımız dönüyodu ilk günlerde :D hey gidi hey ne günlerdi be.. yol bilmezdik yordam bilmezdik, 2 senede altını üstüne getirdik okulun.
Açıkçası, ben verdiğim karardan hiç pişman olmadım. Ablam ODTÜ Endüstri Mühendisliği'nde, bense Bilkent Endüstri Mühendisliği'nde okuyorum. O yüzden ODTÜ'yü de biraz biliyorum. Özel bir üniversite olmasının tüm avantajlarını kullanıyor Bilkent. Türkiye'nin en büyük 2. kütüphanesine sahip ve her yıl Tepe grubunun karı üniversiteye akıyor. Yıllık 3 Milyon Dolar'ı kitap alımına harcadıklarını söylemişlerdi.
Bunlar teorik de değil ayrıca ben bugüne kadar kütüphanede aradığım her kitabı buldum ve üniversitemin ismini iyi kullandığımı düşünüyorum.

Umarım, hayırlısı olur hakkında. Bilkent'e geldiğini duyarsam sevinirim. Bu uzun yazını baştan sona okuduğum için gözlerim bozuldu.. Anneee nerde benim gözlüğüm??
Bağlantı

2007-08-10 20:03:26 - YORUM

Yazan: SNBHR
senin için hayırlısı olsun zeki bir kız olduğun belli zaten umarım hep başarılı olursun:)
Bağlantı

2007-08-10 13:52:39 - ...

Yazan: acikdeniz
Hayırlısı olsun Aslı. Tercih yapmak gerçekten zor. Ama insanın kendi kararlarını kendisi alması da çok önemli.İnsan kararsız kaldığında çevresindeki insanların bir şey söylemesini bekliyor. Ama karar ileriye dönük büyük bir karar olunca çoğu insan bu sorumluluğu kaldıramıyor sadece yolları gösteriyor. Bunu seçersen böyle şunu seçersen böyle diye... Senin araştırıp kararını vermen güzel. Ve bu kararı verirken ileride ben ne olmak istiyorum sorunusunun cevabını araman güzel. İnşallah sonuç da gönlüne göre olur...
Sevgiyle..
Bağlantı

2007-08-10 07:03:14 - of

Yazan: caglarbilir
evet ziyaretçiym ama soru zor geldi be. ben birşey demesem?
hep kişinin kendi kararını kendisinin verebilmesini desteklemişimdir -sanırım ben pek öyle yapamıyor olduğumdan-
tek korktuğum felsefenin ortaya çıkışının(bilimin değil, senin tercihinin :) ) ani olması, yoksa değil mi. ben mi yanlış anladım.

boşver şimdi tercihi, yaptın bitti, ben sana başka bir uyarıda bulunayım, daha ilerisi için... Çok ama çok önemli bir dalı (ki bu dal tamamen dilsel bir dal) ana dilin dışında okuyacaksın, yabancı dil öğrenir okursun, bunda birşey yok da... eğer ağırlık verilmezse, ya da az ağırlık verilirse diye... bu tarafların o konularda dediklerini de kendin okumayı atlama. hani bir yanlışlık olur da pas geçilirse diye korkarak söylüyorum.

yani biliyorum çok basit gelecek bu sana ama yunus emre de mevlana da ve daha öncülleri de birer felsefecidirler.

saygılar.
Bağlantı

2007-08-10 05:49:45 - Bir yerlerden hatırlıyorum bu tabloyu...

Yazan: sarkuteri
Türkiye de ilk beşbine girmek dışındaki herşeyimiz aynıymış seninle...
Seni canı gönülden tebrik ediyorum. Kendi isteğin doğrultusunda bir tercih yapmak ve bunun arkasında durmak çok güzel birşey. Umarım Bilkent olur...

Ben o dönüşü bir türlü yapamadım işte, hep otoyoldaki trafiğe kapılıp diğer araçlarla birlikte sürdüm. İnanır mısın, bir ara üniversite eğitimimi bile yarıda kesip son çare müzik öğretmenliği sınavlarına girdim. Kazansaydım herşeyi bırakıp gidecektim oraya. Ama olmadı işte... Müzik başta olmak üzere tüm sanat dalları ilgimi çekmeye ve ayağımı yerden kesmeye devam ediyor ama bildiğin gibi bir ziraatçiyim ben artık. Gündüz çim biçen akşamları el ayak çekilince de otel lobisindeki piyanoya koşan bir adam...

Biraz amiyene bir benzetme olacak ama ziraat işi, yani golf sahaları bakımı benim karım gibi. Huzur veren, yıllardır beraber olduğum hayat arkadaşım ve bundan sonra da yıllarca beraber olacağız gibi... Müzik ise tam bir metres... Yasak, tutkulu, kışkırtıcı ve vazgeçilmez bir metres... Kimi kiminle aldattığım belli değil...

Ülkemizdeki eğitim sistemi böyle devam ettiği takdirde bu ikilemli birliktelikler hep var olacak gibi görünüyor.

Umarım gelecekte benim kadar bocalamalar yaşamadan gönlünün istediği şekilde her isteğini tatmin edersin aslı...

Kolaylıklar...


Düzenleyen sarkuteri gün: 10/8/2007 saat: 05:52
Bağlantı

2007-08-10 01:00:43 - MİRAC KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUN..

Yazan: alpkaytan
MİRAC GECESİ,ULVİ BİR GECEDİR.O HALDE BU MÜBAREK GECEYİ GAFLET İÇERİSİNDE GEÇİRMEMELİ,İBADETLE ALLAH'A KARŞI ŞÜKRAN BORÇLARIMIZI ÖDEMELİYİZ;NAMAZ KILMALI,KUR'AN OKUMALI VE ALLAH'TAN AF VE BAĞIŞ DİLEMELİYİZ,ÇOLUK ÇOCUĞUMUZA BU GECENİN ANLAM VE ÖNEMİNİ ÖĞRETMELİYİZ.ANNEMİZİ,BABAMIZI VE BÜYÜKLERİMİZİ ZİYARET EDİP ELLERİNİ ÖPMELİ VE DUALARINI ALMALIYIZ.EBEDİYETE İNTİKAL ETMİŞ OLANLARIMIZI RAHMETLE ANARAK,RUHLARINI ŞADETMELİYİZ.DOSTLARIMIZLA TEBRİKLEŞMELİ,SEVGİ VE SAYGI DUYGULARIMIZI PERÇİNLEMELİYİZ.

TÜM BU GÜZELLİKLER İÇİNDE,HEPİMİZİN MİRAC KANDİLİNİ KUTLUYORUM.ALLAH'IM BİZLERE MERHAMET ETSİN..AMİN..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Photobucket - Video and Image Hosting

Hakkımda

Çok Aslı Olan, Her Enzime Kofaktörlük Eden, Vitamin Ç'nin Blogu

Son yazılarım

Yeni Eğitim Öğretim Yılının Şeysine
AFFETTİM
ASLI BANA SİYAH DESENE
İğneyi Kendime Çuvaldızı da Bu Kapıdan İlk Girene
Kalk Gidelim Ele OH Dedirtme, Sevdiğini Kurda Kuşa Yedirtme
Bir Tutam Ürgüp
Bak Bir Varmış Bir Yokmuş
Kireç Çözücü
İlk Görüşte Aşk ve Dest-i İzdivacıma Mani Olan Cami İmamı
Polifonik Maziiden Alıntılara Devam
İtiraf Ediyorum
ZAMANI GELİNCE
Ben Sana Varacağım da Söyle Namuslu Musun?
Eeyore
Devamını Yazmayı Uygun Buluyorum
AYÇA
Peki Ya İyi Ki Doğmam?
Aşk Acısı Şeysi
Duçem Doğduydu Dün de
Pasifiğin Hafızası Yoktur
Geçmiş Günlerden Bir Defter
İnleyen Nameler
Nice Yıllar Annem
Sevgili Geçen Yazlık
KASIMDA AŞK BAŞKADIR

SAKİN - LALELER BEYAZ

Hey gidi hazırlık günleri... Hazırım ki artık...

Son Yorumlar

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
YEC
ALPERNATİF
VAVOŞUM
FİNCANIM
ÇAĞLAR
DİLHUN
BAŞAK

Kategoriler

>

Arkadaşlarım

bitti
kendimicin
nazarlik
umudum
yakupicik
dinledikce
evcimli
ender küçükl
gergin
kilit
sharquteri
Blogcu Yardım
missing86
sarkuteri
siberdevlet
ckemre
carpisanaraba
huysuzundunyasi
sunnycamehome
kurabiye
gunlugumm
obenim
ucnoktabirvirgul


Bu Blog HiçASLIyoK yapımıdır.